top of page
  • Yazarın fotoğrafıEmre Özarslan

SIKICI YAZILARIN DÖRT ORTAK NOKTASI

Güncelleme tarihi: 19 Ara 2023


Sıkılmak, insanın en kadim düşmanlarından biri: Yapılan deneyde, sıkıcı bir film izleyen deneklere kendilerine elektrik şoku verme şansı tanıyorlar. Deneklerin çoğu düğmeye basıp kendilerine acı veriyor.


Böylelikle sıkılan bedenlerini biraz olsun uyarabiliyorlar.



Neyse ki sosyal medyada sıkıldığımız içeriği hemen geçebiliyoruz. Bu da, çok ilginç bir gerçekle yüzleştiriyor bizi: Dikkat süremiz sekiz saniyenin altına düştü ve düşmeye de devam ediyor.


Ortalama bir Japon balığının dikkat süresinin daha az. (9 saniye)


Paylaştığımız içeriğin takipçilerimizi kesinlikle sıkmaması gerekiyor.


Takipçilerimiz aynı anda birçok farklı uyarana maruz kaldığı için, yazılarımızı bir nehir gibi akması lazım. En ufak duraklamada okuyucu dikkatini kaybediyor.


Peki, nedir bu duraklamaya sebep olanlar:


  • Yazının karışıklığı

  • Sözcüklerin / noktalama işaretlerinin hatalı kullanımı

  • Okunması / anlaşılması zor kelimeler

  • Metnin duygusuzluğu

 

  1. Yazının karışıklığı


  • Her içeriğinizin odak noktasında sadece tek bir fikriniz olduğundan emin olun. Bütün savlarınızla, hikayelerinizle ve verdiğiniz örneklerle o fikri destekleyin.

  • Gereksiz bütün sözcükleri, cümleleri, hatta paragrafları atın.

  • Mutlaka yüksek sesle okuyup metnin takılıp takılmadığını kontrol edin. Okurken duraksadığınız yerleri değiştirin.



2. Sözcüklerin / noktalama işaretlerinin hatalı kullanımı

 

  • Sıfat ve zarf kullanımına dikkat edin. Anlam farklılıklarına hakim olun. Üst üste aynı sözcüğü kullanmamaya özen gösterin.

  • Noktalama işaretlerini tutumlu bir şekilde kullanın. Okumayı yavaşlatmamalılar.

  • Bir cümleyi ikiye bölebiliyorsanız bölün, böylelikle okuma hızını arttırabilirsiniz.


 3. Okunması / anlaşılması zor kelimeler

 

  • Daha zeki ve bilgili görünmek için zor kelimeler seçmeyin. Eğer okuyucularınız bilmiyorsa teknik kelimelerden uzak durun. Bir şey en kolay, basit ve yalın şekilde nasıl anlatılıyorsa öyle anlatın.

  • Her sözcüğün alternatifini düşünün, en uygun ve güzel olanını seçin.

  • Metni, okunması zor sözcüklerle boğmayın. Çoğu okuyucuya basit cümlelerden oluşan uzun bir paragrafı okumak, zor sözcüklerden oluşan tek bir paragrafı okumak, zor sözcüklerden oluşan tek bir cümleyi okumaktan daha kolay gelir.


4. Metnin duygusuzluğu


Metni sıkıcı yapan en ciddi faktör ise duygusuzluğudur.


Bunu önlemek için:

  • Tutkulu olduğunuz bir konu seçin.

  • Sanki bir arkadaşınızla konuşuyormuşsunuz gibi yazın.

  • Okuyuculara onlardan biri olduğunuzu gösterin.

  • Hikayenize canlı detaylar ekleyin.

  • Örnekler verin.

  • Güçlü fikirlerinizden korkmayın.

  • Asla ve asla pasif dil kullanmayın.

Genellikle anlatacağımız konunun sıkıcı olmasından endişeleniriz; oysa en sıkıcı konular bile aktif, yalın, net ve içten bir anlatımla canlılık kazanabilir.


Tersine, en eğlenceli konular yanlış kelime seçimi, pasif dil, karmaşık betimlemeler ve samimiyetsiz anlatım nedeniyle okuyucuda elektrik şoku yeme arzusu uyandırabilir.


Binlerce uyaran arasından bize odaklanan okuyucularımız için gerekli özeni göstermemiz gerekiyor.


4 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page